Esselamün Aleyküm Güzel Ailem;
Bu bahsimizde çok detaya inmeden Şeriat Konusunu işleyeceğiz nasipse.
Öncelikle Yanlış Konuşmaktan ve Yanlış Anlaşılmaktan Her Türlü Noksanlıktan Münezzeh Olan Cenab-ı Allah’a sığınırım. Bu konu öyle önemli ve mühim bir konudur ki okuyan kardeşlerimin dikkatli bir şekilde okumalarını, anlamadıklarında tekrar baştan okumalarını istirham ederim. Şayet yine anlaşılmayan bir mevzu olursa sorun bildiğim bir şey ise muhakkak cevaplarım bilmediğim bir şey ise de araştırıp öğrenmeye çalışırım ve cevaplarım inşaAllah.
Şeriat Nedir?
Şeriat kısaca Cenab-ı Allah’ın ve Efendimiz SallAllahu aleyhi vessellemin emir ve yasaklarının tamamıdır.
Bu emir ve yasaklar Yüce Kitabımız Kuran’i Kerim’de Açıkça Belirtilmiştir.
Cenab-ı Allah asla ama asla kullarına zulmetmez ancak biz kendi nefsimize zulmederiz. Allah Azze ve Celle’nin bize bildirmiş olduğu emir ve yasakların tamamı bizim iyiliğimiz içindir. Dünya üzerinde “Afganistan” hariç şeriat ile yönetilen hiç bir devlet veya kıta veya şehir veya ülke yoktur. Şeriatla yönettiğini iddia edenler varsa da şer’i hükümlerin bazılarını alıp beşeri kanunlarına eksik ve yanlış şekilde eklemişlerdir. Yıllarca bize şeriatı “Öcü, çirkin, bağnaz, gerici vb. Şekillerde empoze ettiler. Oysa Cenab-ı Allah’ın kullarına zulmetmesi mümkün olmadığını beşeri kanunların gelmesi ile açıkça görülmektedir.
Örnek verecek olursak;
Bugün beşeri kanunları içerisinde TECAVÜZÜN cezası hapse konulmasıdır. Hatta daha kötüsü tecavüz edilene türlü işkenceler yapılarak hatta parçalarına ayırarak veya yakarak bu fiili işlediği halde üstüne üstlük ödül verir gibi müebbet hapis cezasıyla günde 3 öğün yemeğini verip kalacağı sıcak bir ortamı sağlaması herkesin malumudur. Herkes biliyor ki bu cezalar caydırıcı olmadığı için bu ağır imtihana maruz kalan ailenin içi de soğumamaktadır. Oysa şeriat hükümleri ile yönetiliyor olsaydık KISASA KISAS uygulaması yapılacak ve ibreti alem olsun diye herkese seyrettirilecekti. Çünkü “Kısasta hayat vardır“ ayeti Kerimede buyurmuştur Cenab-ı Allah. Bu durumu görüpte böyle bir işe yeltenme niyetinde yada düşüncesinde olanları bıçak gibi kesecekti. Oysa ne mağdur olan tarafın mağduriyeti giderilmekte nede suçu işleyene ağır bir ceza verilmekte. Hal böyleyken insanlar nasıl olurda beşeri sistem ile yönetilmeye razı gelir?
Şer‘i hükümlerde şöyle bir durum vardır. Örnek olarak bekar bir genç evlenmek isteyipte evlenmek için yeterli imkanı yok ise bölgesinde ki kadıya başvurur evlenmek istediğini belirtir. Kadı’da gerekli ihtiyaçlarını karşılamak için devlete bunu bildirir ve tüm eksikleri giderilir. Altınından tutun da arabasına evine beyaz eşyasına kadar bütün ihtiyaçları karşılanır. Karşılamak zorundadır.
Başka bir örnek verelim;
Kişinin işi gücü yoktur aynı şekilde başvurusunu yapar gerekli mercilere iletilir ve kişiye iş bulunur bulunana kadar da devlet bakmak zorundadır.
Şimdi iki basit örnek ile anlatmaya çalıştık. Ancak şöyle bir durum var, kişi evlilik veya iş için başvurduğu halde devlet gerekeni yapmaz ise ve başvuran evlenemediği için zinaya düşüp yakalanırsa önce soruşturma yapılır daha önce başvurusu var mı diye var ise ceza uygulanmaz çünkü idarecilerin suçudur. Ancak başvuru yapmamış ise her iki örnek için söylüyorum, şayet ilk defa yapmışsa had cezası uygulanır. Tekrarında işlediği günaha göre hükümler uygulanır. Zina ettiyse recm hırsızlık yaptıysa eli kesilir. Ancak çok ince bir nüans var burada, bu cezaların uygulanması için çok ağır şartlar gerekir. Örnek olarak zina etmişse 4 şahit gerekir 4 şahidin asla yalan söylememiş olması şayet yalancı değillerse zinayı ayan beyan görmeleri şarttır. Daha açık söyleyeyim yorgan altında yada battaniye altında görmelerini hesaba almazlar açık seçik görmeleri gerekir. Bu husus diğer tüm yasaklar için geçerlidir.
Sonuç olarak şeriat Cenab-ı Allah‘ın kanunlardır ve kullarına zulmetmeyen yaratıcının kurallarından korkmak ahmaklıktır saçmalıktır. Beşeri kanunlar Onun bize tayin ettiği emir ve yasakların yanından bile geçemez. Şayet beşeri kanunlar düzgün olsaydı şu anda adil bir sistem olurdu. Ecdadımız Osmanlı şeriatla yönetildi ve 600 yıllık imparatorluk döneminde sadece tek bir defa el kesme uygulandı bir defa recm uygulandı. Buradan da anlaşılacağı üzere şeriat mutlak nizamdır. Haksızlık yolsuzluk gibi durumlar yok denecek kadar az olur. Kahrolsun şeriat yada ben şeriatı istemiyorum sevmiyorum denildiğinde STALİN GİBİ KIZIL KAFİR OLUR SÖYLEYEN KİŞİ. Aman ha aman dikkat ha dikkat sakın böyle kelimeler ne kullanın nede aklınızdan geçsin. Bu söylediklerim müslümanları bağlar diğer dinlere tabi olanları yada ateistleri bağlamaz.
Rabbim Şeriatı getirebilmeyi bize nasip etsin. Rabbim Ümmedi Muhammedi tek çatı altında birleştirsin. Rabbim şeriatı garrai Muhammediyeyi Yer yüzünde hakim kılmayı nasip etsin bizlere. Vesselam…
Bu bahsimizde çok detaya inmeden Şeriat Konusunu işleyeceğiz nasipse.
Öncelikle Yanlış Konuşmaktan ve Yanlış Anlaşılmaktan Her Türlü Noksanlıktan Münezzeh Olan Cenab-ı Allah’a sığınırım. Bu konu öyle önemli ve mühim bir konudur ki okuyan kardeşlerimin dikkatli bir şekilde okumalarını, anlamadıklarında tekrar baştan okumalarını istirham ederim. Şayet yine anlaşılmayan bir mevzu olursa sorun bildiğim bir şey ise muhakkak cevaplarım bilmediğim bir şey ise de araştırıp öğrenmeye çalışırım ve cevaplarım inşaAllah.
Şeriat Nedir?
Şeriat kısaca Cenab-ı Allah’ın ve Efendimiz SallAllahu aleyhi vessellemin emir ve yasaklarının tamamıdır.
Bu emir ve yasaklar Yüce Kitabımız Kuran’i Kerim’de Açıkça Belirtilmiştir.
Cenab-ı Allah asla ama asla kullarına zulmetmez ancak biz kendi nefsimize zulmederiz. Allah Azze ve Celle’nin bize bildirmiş olduğu emir ve yasakların tamamı bizim iyiliğimiz içindir. Dünya üzerinde “Afganistan” hariç şeriat ile yönetilen hiç bir devlet veya kıta veya şehir veya ülke yoktur. Şeriatla yönettiğini iddia edenler varsa da şer’i hükümlerin bazılarını alıp beşeri kanunlarına eksik ve yanlış şekilde eklemişlerdir. Yıllarca bize şeriatı “Öcü, çirkin, bağnaz, gerici vb. Şekillerde empoze ettiler. Oysa Cenab-ı Allah’ın kullarına zulmetmesi mümkün olmadığını beşeri kanunların gelmesi ile açıkça görülmektedir.
Örnek verecek olursak;
Bugün beşeri kanunları içerisinde TECAVÜZÜN cezası hapse konulmasıdır. Hatta daha kötüsü tecavüz edilene türlü işkenceler yapılarak hatta parçalarına ayırarak veya yakarak bu fiili işlediği halde üstüne üstlük ödül verir gibi müebbet hapis cezasıyla günde 3 öğün yemeğini verip kalacağı sıcak bir ortamı sağlaması herkesin malumudur. Herkes biliyor ki bu cezalar caydırıcı olmadığı için bu ağır imtihana maruz kalan ailenin içi de soğumamaktadır. Oysa şeriat hükümleri ile yönetiliyor olsaydık KISASA KISAS uygulaması yapılacak ve ibreti alem olsun diye herkese seyrettirilecekti. Çünkü “Kısasta hayat vardır“ ayeti Kerimede buyurmuştur Cenab-ı Allah. Bu durumu görüpte böyle bir işe yeltenme niyetinde yada düşüncesinde olanları bıçak gibi kesecekti. Oysa ne mağdur olan tarafın mağduriyeti giderilmekte nede suçu işleyene ağır bir ceza verilmekte. Hal böyleyken insanlar nasıl olurda beşeri sistem ile yönetilmeye razı gelir?
Şer‘i hükümlerde şöyle bir durum vardır. Örnek olarak bekar bir genç evlenmek isteyipte evlenmek için yeterli imkanı yok ise bölgesinde ki kadıya başvurur evlenmek istediğini belirtir. Kadı’da gerekli ihtiyaçlarını karşılamak için devlete bunu bildirir ve tüm eksikleri giderilir. Altınından tutun da arabasına evine beyaz eşyasına kadar bütün ihtiyaçları karşılanır. Karşılamak zorundadır.
Başka bir örnek verelim;
Kişinin işi gücü yoktur aynı şekilde başvurusunu yapar gerekli mercilere iletilir ve kişiye iş bulunur bulunana kadar da devlet bakmak zorundadır.
Şimdi iki basit örnek ile anlatmaya çalıştık. Ancak şöyle bir durum var, kişi evlilik veya iş için başvurduğu halde devlet gerekeni yapmaz ise ve başvuran evlenemediği için zinaya düşüp yakalanırsa önce soruşturma yapılır daha önce başvurusu var mı diye var ise ceza uygulanmaz çünkü idarecilerin suçudur. Ancak başvuru yapmamış ise her iki örnek için söylüyorum, şayet ilk defa yapmışsa had cezası uygulanır. Tekrarında işlediği günaha göre hükümler uygulanır. Zina ettiyse recm hırsızlık yaptıysa eli kesilir. Ancak çok ince bir nüans var burada, bu cezaların uygulanması için çok ağır şartlar gerekir. Örnek olarak zina etmişse 4 şahit gerekir 4 şahidin asla yalan söylememiş olması şayet yalancı değillerse zinayı ayan beyan görmeleri şarttır. Daha açık söyleyeyim yorgan altında yada battaniye altında görmelerini hesaba almazlar açık seçik görmeleri gerekir. Bu husus diğer tüm yasaklar için geçerlidir.
Sonuç olarak şeriat Cenab-ı Allah‘ın kanunlardır ve kullarına zulmetmeyen yaratıcının kurallarından korkmak ahmaklıktır saçmalıktır. Beşeri kanunlar Onun bize tayin ettiği emir ve yasakların yanından bile geçemez. Şayet beşeri kanunlar düzgün olsaydı şu anda adil bir sistem olurdu. Ecdadımız Osmanlı şeriatla yönetildi ve 600 yıllık imparatorluk döneminde sadece tek bir defa el kesme uygulandı bir defa recm uygulandı. Buradan da anlaşılacağı üzere şeriat mutlak nizamdır. Haksızlık yolsuzluk gibi durumlar yok denecek kadar az olur. Kahrolsun şeriat yada ben şeriatı istemiyorum sevmiyorum denildiğinde STALİN GİBİ KIZIL KAFİR OLUR SÖYLEYEN KİŞİ. Aman ha aman dikkat ha dikkat sakın böyle kelimeler ne kullanın nede aklınızdan geçsin. Bu söylediklerim müslümanları bağlar diğer dinlere tabi olanları yada ateistleri bağlamaz.
Rabbim Şeriatı getirebilmeyi bize nasip etsin. Rabbim Ümmedi Muhammedi tek çatı altında birleştirsin. Rabbim şeriatı garrai Muhammediyeyi Yer yüzünde hakim kılmayı nasip etsin bizlere. Vesselam…
Son düzenleme:






