Dr Leland Townsend
- 6 Eyl 2017
- 16,496 Mesaj
Aktiflik
Seviye
Deneyim
Soku , içinde tokmakla bulgur, yarma, döğme veya kuru biber dövülen büyükçe taştan oyulmuş bir gereçtir. Sokunun bir adı da dibektir. Pirinci kabuğundan ayırmak veya bulguru dövmek için kullanılan dibeklere dink de denir.
Eskiden aile, konu komşu, mahalleli, köy sakinleri sokudan ortaklaşa faydalanırlardı. Bulgur veya benzeri şeyler dövüleceği zaman kadınlar ve gençler imece usulü çalışırlardı. Kadınlı erkekli, bir kişi veya iki kişi karşılıklı, dövülecek nesneyi sokuda sırayla tokmaklardı. Bir kişide sokunun başında durup, dökülenleri sokunun içine atardı. Hem tokmak vuranlar ve hem de sokunun başında taşan nesneleri sokuya atanın eline tokmak değmesin diye çok dikkatli davranırlardı.
Sokuda kurutulmuş acı ve tatlı kuru biberler (kurutmuş isot) dövülerek toz ve pul biber de elde edilirdi.
Soku başında dedikodular yapılır, türküler söylenirdi. Oğlan anaları, gelin adaylarını bazen soku başında hamaratlı kızlardan seçerdi.
Hilar köyünün güneybatısında Şikefta Dolaba (Dolaplı Mağara) diye bir yer var. Burada normal dink taşlarının 4,5 misli büyüklüğünde bir Kevre Dinge (Dink taşı ) vardır. Geçmişte hangi amaçla kullanıldığı bilinmiyor. Romalılar devrinde esirlerin döndürdüğü taşlara benzer. Nebati yağ imalatı ve benzeri işler için kullanıldığı tahmin edilmektedir.
Ve yine yakın zamana kadar Dinkçi Şükrü Güler atla taş döndürerek döğme ve bulgur dövme işini yapardı.
Her tür gıda ürünlerinin marketlerde, bakkallarda satılmaya başlanmasıyla soku ve bulgur, döğme, kuru biber dövme işi de günlük yaşantımızdan çıktı
Eskiden aile, konu komşu, mahalleli, köy sakinleri sokudan ortaklaşa faydalanırlardı. Bulgur veya benzeri şeyler dövüleceği zaman kadınlar ve gençler imece usulü çalışırlardı. Kadınlı erkekli, bir kişi veya iki kişi karşılıklı, dövülecek nesneyi sokuda sırayla tokmaklardı. Bir kişide sokunun başında durup, dökülenleri sokunun içine atardı. Hem tokmak vuranlar ve hem de sokunun başında taşan nesneleri sokuya atanın eline tokmak değmesin diye çok dikkatli davranırlardı.
Sokuda kurutulmuş acı ve tatlı kuru biberler (kurutmuş isot) dövülerek toz ve pul biber de elde edilirdi.
Soku başında dedikodular yapılır, türküler söylenirdi. Oğlan anaları, gelin adaylarını bazen soku başında hamaratlı kızlardan seçerdi.
Hilar köyünün güneybatısında Şikefta Dolaba (Dolaplı Mağara) diye bir yer var. Burada normal dink taşlarının 4,5 misli büyüklüğünde bir Kevre Dinge (Dink taşı ) vardır. Geçmişte hangi amaçla kullanıldığı bilinmiyor. Romalılar devrinde esirlerin döndürdüğü taşlara benzer. Nebati yağ imalatı ve benzeri işler için kullanıldığı tahmin edilmektedir.
Ve yine yakın zamana kadar Dinkçi Şükrü Güler atla taş döndürerek döğme ve bulgur dövme işini yapardı.
Her tür gıda ürünlerinin marketlerde, bakkallarda satılmaya başlanmasıyla soku ve bulgur, döğme, kuru biber dövme işi de günlük yaşantımızdan çıktı
