Hoşgeldin Misafir

Tirilye

Dr Leland Townsend

6 Eyl 2017
16,496 Mesaj

Aktiflik

Seviye

Deneyim

TIM / GÖREV:
Tirilye (Rumca: Τρίγλια, Triglia,Brylleion, önceki adı Zeytinbağı) Bursa'nın Mudanya ilçesine bağlı belde.
İlçenin batısında, 11 kilometre uzaklıkta, Marmara Denizi kıyısındadır.Bazı araştırmacılar Tirilye’nin Brylleion bağlı Tereia olduğunu idda etmektedirler.[1]Tirilye’nin kardeş şehirleri Yunanistandaki Rafina ve Nea Tirilya dır.[2]Trilye’nin bulunduğu bölge tarih içinde Misyalılar, Traklar, Antik Romalılar, Bizanslılar ve Osmanlılar tarafından yönetilmiştir. 1330’da Osmanlı egemenliğine giren Trilye’nin ismi 1900’lü yılların başında "Mahmutşevketpaşa" kasabası olarak değiştirilmişse de yerleşim Trilye olarak anılmaya devam etmiştir. 1963 yılında "Zeytinbağı" adını alan belde, 2011’de alınan bir kararla[3] tekrar “Tirilye” adını almıştır.


Tarihçe

150px-Zeytinba%C4%9F%C4%B1sokak.JPG


Eski pazar caddesi

300px-Mudanya_Bursa.jpg


1990 yıllarına ait olan bu fotoğrafta Fatih cami,Osmanlı hamamı ve liman gözükmektedir.


Tirilye, olasılıkla Mudanya’nın fethi ve Mirzeoba, Kaymakoba gibi Türkmen köylerinin kuruluşu evresinde (1321-1330 arasında) Osmanlılar tarafından ele geçirilmiştir. Fethinden sonrada Rumların çoğunluk olarak yaşadıkları bir yerleşim olma özelliğini korumuştur.
II. Bayezid döneminde İstanbul’dan 30 hane Türk’ün getirilerek yerleştirildiği ve eski kayıtlarda Kitai’nin iskelesi olarak anılmakta olan Tirilye, Osmanlı döneminde Rumların büyük çoğunlukla yaşadıkları zengin bir yerleşim yeri idi. Özellikle zeytin ve zeytinyağı dünyaca tanınmıştı. İpekböcekçiliği ve şarap üretimi ile balıkçılık da önemli uğraşlar arasında geliyordu.
1906 tarihli Hudavendigar Vilayeti Salnamesi’nde belde, şöyle tanıtılmaktadır:
“Tirilye bucağı, Mudanya ilçesinin batısında ve Marmara Denizi kıyısındadır. Hoş bir havası vardır. Kasabada bir Cami-i şerif, bir İslam ve iki Hristiyan ilkokulu, yedi kilise ile eski eser niteliğinde üç manastır vardır. Kemerli denen kilisenin iç bölmelerinde bazı eski eserler bulunmaktadır. Başlıca üretimi zeytin, koza ve ev içi imalat sanayinden olarak çeşitli oda dokumalarından oluşmaktadır. Zeytin ürünü Doğu Rumeli ve Karadeniz kıyıları ile İskenderiye dolaylarına gönderilmektedir.”
1909’da Sadrazam Mahmut Şevket Paşa’nın öldürülmesi üstüne, bir süre “Mahmutşevketpaşa” adı verilen belde, kısa süre sonra yine eski adıyla anılır olmuştur.
Yunanistan’ın 1920–1922 arasında Bursa ve çevresini işgal altında bulundurduğu dönemde, Kral Konstantin tarafından ziyaret edilen (Eylül 1921) Tirilye, 13 Eylül 1922 günü Türk ordusunun gelmesi ile işgalden kurtarılmıştır.
Kurtuluş Savaşı sonrasında beldenin Rum halkından bir bölümü kendiliğinden, bir bölümü de Lozan’da varılan “Mübadele Anlaşması” gereğince Yunanistan’a göç etti. Onların yerine Selanik ve Girit’ten gelen Müslüman-Türk göçmenler beldeye yerleştirildi. Ayrıca Selanik,Usturumca, Dedeağaç, Serez, Tikveş, Karacaovalı ve Bulgaristan'dan gelen bazı göçmenler de bölgeye yerleştirildi.
1963’te “Tirilye” adı kaldırılarak yerine "Zeytinbağı" adı verildi. 2011’de ise Zeytinbağı ismi kaldırıldı ve beldenin ismi tekrar “Tirilye” oldu.
Tarihi yapılar

Kemerli Kilise

1676'da gezgin Dr. John Covel tarafından hazırlanan el yazması bir belgede, kilisenin Panagia Pantobasilissa'ya (Bakire Meryem) adandığı belirtilir. İlk yapı, duvar tekniği ve başka özellikleri göz önünde bulundurularak 13. yüzyıl sonlarında yapıldığı kabul edilir. İlk tabaka freskolar’ı 14. yüzyıl başlarına,ikinci tabaka freskolar ise 18. yüzyıla (1723) tarihlendirilir. İstanbul Fener Rum Patrikhanesi’nin Bursa Bursa Metropolitliği’ne atadığı Elpidophoros Lambriniadis tarafından satın alındı.Restorasyondan sonra kilise olarak hizmet verecek.[4]
Dündar Evi

Eski bir kilise binası olan Dündar Evi, Rumların bölgeyi terk etmesi ardından özel mülkiyetin olmuştur. Bu gün halen konut olarak kiralanan bu eski kilisenin içinde 3 aile oturur. Ana giriş, kemerli taş bir kapıdandır. Giriş bölümü 3 katlıdır. Giriş katında pencereler küçük ve karedir. İkinci katta pencereler daha büyüktür ve dikdörtgendir. Üçüncü katta ise pencere üstleri kemerle tamamlanır.

150px-Ta%C5%9F_Mektep.JPG



Taş Mektep

Taş Mektep 1909 yılında yapılmış bir binadır. Kıbrıs Eski Cumhurbaşkanı Başpiskopos Makarios’un bu okulda eğitim aldığı ifade edilir. Döneminin Batı mimarisini yansıtan Neo-klasik tarzda bir yapıdır.
İskele caddesinin batısındaki tepede bulunan yapının üzerindeki bir taş oymadaki yazıda “M. MYPIDHS APXITEKTWN 1909” (M. Miridis Arhitektoğn 1909) ifadesinden mimarı ve yapım yılı anlaşılabilir. (Akıncıtürk, 2000) Sonradan İzmir Metropoliteni olan Hrisostomos, bu okulda müdürlük yapmıştır[kaynak belirtilmeli]. Bu bina 1924 tarihinde şehit, öksüz, yetim çocukların okudukları Dar-ül eytam (Öksüz Yurdu) olarak Kazım Karabekir Paşa tarafından açılmıştır.
Fatih Camii

150px-Fatih_Cami.JPG


Fatih Cami


Eski ismi Aya Tadori olan ve kapısında Hicri 968, Miladi 1560 yazılı olan kilise, son-radan Fatih cami olarak değiştirilerek kullanıma açılmıştır. Girişinde Bizans sütun başlıklarına sahip yapı-nın 19 metre yüksekliğinde kubbesi bulunmaktadır.
Camiye 4 adet başlıkları madenden yapılmış motiflerle süslü sütunların taşıdığı ahşap beşik bir çatı ile kapalı bir revaktan girilir. Kilise olarak yapılan binada, mevcut mihrabın üzeri yarım kubbe ile örtülüdür. Çift kademeli kasnağa oturan konik kubbe hakim elemandır.
Medikion manastırı

Manastır; Bursa ili, Mudanya ilçesi, Tirilye'den Eşkel Limanı'na giden karayolunun üzerindedir. Kuzeybatısında Rum Mezarlığı yer alır. Yapı, ilk inşa edildiğinde Hagios Sergios'a adanmıştır. Ancak 11. yüzyılda adı değiştirilerek “Medikion Manastırı” olmuştur.
İlk olarak 8. yüzyılda kurulduğu bilinen ve çiftlik olarak kullanılan manastırın yalnızca duvarlarıyla, her birinin ağırlığı 200 kilo gelen görkemli giriş kapıları günümüze ulaşmış durumdadır.
Hagios Ioannes Theologos (Pelekete) Aya Yani Manastırı

709 yılında kurulduğu ve 1922 yılına kadar faaliyet gösterdiği bilinen manastırın günümüze yıkılmış kilisesi ve duvar kalıntıları ulaşmıştır.
Kilise kapalı Yunan haçı planlıdır. Kullanılan malzeme ve teknik özellikler incelendiğinde, yapının farklı dönemlerde yapıldığı görülmektedir. Doğu köşe odaları hizasından doğu bölüm Bizans;batı bölüm 19. yüzyıl özellikleri taşımaktadır.[5]
Batheos Rhyakos Soteros Manastırı(Aya Sotiri)

Büyük ölçüde yıkılmış durumda olan manastırın bazı binaları mülk sahibi tarafından barınak olarak kullanılmaktadır. Kilise doğu-batı doğrultusunda dikdörtgen planlı bir naos, doğuda eksenin kuzeyinde içten ve dıştan yuvarlak apsis,batıda bir nartekse sahiptir.[6]
Osmanlı hamamı(Avlulu Hamam)

Avlulu Hamam Yavuz Sultan Selim tarafından yaptırlımıştır. [7] [8]Fatih Cami yanında yer alır.
Hamam doğu-batı doğrultusunda dikdörtgen planlı olup, peş peşe beş ayrı mekandan meydana gelmiştir. Hamamın girişi doğu duvarındadır. Soyunmalık ve onu izleyen mekan ayna tonozla örtülüdür. Buradan küçük bölümlere ve sıcaklığa geçilmektedir. Sıcaklık bölümü doğu-batı yönündeki bir sivri kemerle iki bölüme ayrılmış, üzerleri de kubbelerle örtülmüştür. Sıcaklığın çevresi Bursa üslubunda nişlerle çevrilmiş, bunların altına birer kurna yerleştirilmiştir. Ayrıca hamamın içerisine küçük dikdörtgen bir havuz yerleştirilmiştir.
Kültür Merkezi olarak kullanılmak üzere restore edilmektedir. [9]
Kapanca Limanı

Tirilye’de Roma döneminden kalan Kapanca bölgesindeki antik liman her tarih döneminde en önemli kıyı ulaşımının stratejik odak noktası olmuştur.
Tarihsel kaynaklarda 9. yüzyıldan 14. yüzyıl başlarına dek Tirilye ve çevresinin ne durumda olduğuna ilişkin fazla bilgi yoktur. Ancak 1261yılındaki Nimpheaum Anlaşması ile Mikhael Palaiologos tarafından Cenevizlilere Marmara sahillerinde ticaret garantisi verilmesiyle Cenevizlilerin Appolonia Gölü kuzeyinden elde edilen tuz madeni ihracında Tirilye ve Apomeia (Mudanya) limanlarını kullandıkları belirlendiğinden,bu tarihlerde Tirilye’nin önemli bir liman kenti olduğu varsayılır.Burası ayrıca,bereketli topraklarından elde edilen ürünleri İstanbul’a / Bizans İmparatorluğu’nun merkezine aktaran,kendi ticareti açısından da işlevsel önemi büyük olan bir liman kentidir.
Rum mezarlığı

Eşkel Limanı'na giden karayolunun üzerinde, merkeze 15 dakikalık yürüyüş mesafesindedir. Üzerindeki Yunanca yazılar ve büyük kapısı ile günümüze ulaşmıştır.
Tarihi çeşmeler

"Çifte çeşme", "Çanaklı çeşme", "Çarşı çeşmesi", "Fatih cami çeşmesi", "Sofalıçeşme" adlarıyla bilinen çeşmeler;, günümüzde sağlam olarak gelmiş tarihi çeşmelerdir.
Sofalı Çeşme

Tirilye de Bizans dönemine ait çeşmelerden biridir. Günümüze kadar korunan 70 tonluk sarnıca sahiptir. Eskipazar Caddesi üzerinde bulunur.Günümüzde restore edilmektedir.Üzerindeki mermer kabartmalar ilgi çekicidir.Bu kabartmalar Tirilyedeki eski Bizans dönemi yapılardada bulunur.Binanın hangi amaçla kullanıldığını gösterir.Sofalı Çeşme de su terazisi kullanılmıştır.
Eski Türk mezarlığı

Eski türk mezarlığı, günümüze kadar ulaşamamıştır. Sokak adı olarak kalsa da bu yerler artık mezar değildir. Osmanlı dönemine ait mezar taşlarının nerede saklandığı ise bilinmemektedir. “Kabristan Sokak” olarak bu sokakların adı hala kullanılmaktadır.