Gjz0
- 2 Ocak 2018
- 764 Mesaj
Aktiflik
Seviye
Deneyim
[img=300x500]https://www.yenidenergenekon.com/wp-content/uploads/2009/04/image00165.jpg[/img][/CENTER]
Merhaba Turkhacks.Com ailesi, Hüseyin Nihal ATSIZ'ın dilinden çok sertçe yazılmış bir şiir olan Topal Asker'in elbet bu hakaretlere değer bir yanları vardı.
Bu şiirin hikayesini kısaca anlatmak istiyorum.
Türk ordusu 37 yıldan beri, Ardahan, Kars, Batum ve Artvin vs. doğudaki şehirlerimiz Rus ve Ermeni işgali altındaydı.
Sonra sefer düzenleniyor, bu durumdan kurtarmak için ülkemizi. Şanlı Türk evlatları silahsız köylerinden Türk ordusuna katılmak için yola koyuluyorlar.
Hikayemizin Topal Asker'i, Ahmet Turan. Ahmet Turan'da esirliği kabul edemiyor, karısını ve kızını bırakıp, Türk ordusuna katılmak için yola koyuluyor.
Aralık ayının sonlarına doğru Aşkale tarafından Allahuekber dağlarına çıkılıyor. Dağda tipiye maruz kalıyorlar, sonucunda bir çok askerimiz donarak şehit düşüyor.
Fakat Ahmet Turan sağ çıkıyor, bazı askerlerimizide donmaktan kurtarıyor. Türk Ordusu Erzurum'a çekiliyor.
Birkaçı destek kıtasından Irak Cephesine yollanıyor. Ahmet Turan'da komutanının yaveri olarak göreve atanıyor.
Türk ordusu araplar tarafından ihanete uğruyor. Bu cepheyide kaybediyoruz.
Ahmet Turan çatışmalarda bacağından yaralanıyor haliyle savaş alanı, tedavi göremiyor düzgün. Topal kalıyor. Savaş bitiyor.
7 yıldır eşinin, kızının hasretiyle tutuşan Ahmet Turan memleketine dönmek ister.
Fakat Doğu illeri rus ve ermeniler tarafından yakılıyor, insanlar öldürülüyor.
Ahmet Turan komutanıyla vedalaşmaya gider.
Elini öper, helallik ister.
Komutanının yüreği burkulur, birşey söyleyemez.
Bir kağıt çıkarır içine birşeyler yazıp Ahmet Turan'a uzatır, şunları söyler: Ahmetçiğim, adresimi yazdım, sakın kaybetme. Memleketine git bir müddet hasret gider, iş güç bulamazsan dön. Sana iş güç bulabilirim, burada birlikte yaşarız.
Ardından biraz para verir Ahmet Turan başta kabul etmez fakat komutan ısrarcıdır.
Velhasılkelam Ahmet Turan köyüne varıyor, gördükleri karşısında şok oluyor. Köyü yakılıp yıkılmış ve tek bir insan yok. Ahmet Turan fenalaşır, değneği ile birlikte yığılıverir yere. O an dünyası başına yıkılmıştır.
Komutanının neden adres verdiğini anlar bir müddet sonra. Aylarca İstanbul'a kadar yürür.
Komutanın verdiği adres Avrupa yakasında olduğundan vapurla geçmesi gereklidir.
Vapura biner, vapur kalabalık değildir.Vucüdü ve psikolojisi epey kötüdür.
Karşısında birkaç kadın ve yetişkin bir kız oturuyor. Ahmet Turan'ı seyrediyorlar.
Bakımlı ve güzel yetişkin kız Ahmet Turan'a bakarak güler.
Ahmet Turan bu durumdan çok rahatsız olur, yıllardır onların huzuru ve refahı için bu kadar çile çektiğini, çarpıştığını ve onların gösterdiği muameleyi düşünür.Çok üzülür, yerinden kalkar. Güvertenin en sonuna gidip denizi seyreder.
Aklına bir arkadaşının anlattığı olay gelir. Alımlı ve güzel kızlar Fransız ve İngiliz askerlerine çiçek atmıştır. Onlara yemek ikram etmişlerdir. Acaba bu gördükleri insanımsı varlıklar onlardanmıdır diye düşünür. Kimsenin yüzüne bakmaz. Ahmet Turan komutanının evine varır, sarılırlar Ahmet Turan hıçkıra hıçkıra ağlar. Komutanının arkadaşlarından Mehmet Nail Bey'in oğlu askeri tıbbiye oğrencisi Hüseyin Nihal Atsız olayı sessizce seyretmektedir.
Çok duygulanır ve duygularını şiir ile tercüme eder.
Şiir İçin : http://www.turkhacks.com/konu-topal-asker.html
(Emek harcadım bu kadar yazdım, umarım okuyan olur.)
Merhaba Turkhacks.Com ailesi, Hüseyin Nihal ATSIZ'ın dilinden çok sertçe yazılmış bir şiir olan Topal Asker'in elbet bu hakaretlere değer bir yanları vardı.
Bu şiirin hikayesini kısaca anlatmak istiyorum.
Türk ordusu 37 yıldan beri, Ardahan, Kars, Batum ve Artvin vs. doğudaki şehirlerimiz Rus ve Ermeni işgali altındaydı.
Sonra sefer düzenleniyor, bu durumdan kurtarmak için ülkemizi. Şanlı Türk evlatları silahsız köylerinden Türk ordusuna katılmak için yola koyuluyorlar.
Hikayemizin Topal Asker'i, Ahmet Turan. Ahmet Turan'da esirliği kabul edemiyor, karısını ve kızını bırakıp, Türk ordusuna katılmak için yola koyuluyor.
Aralık ayının sonlarına doğru Aşkale tarafından Allahuekber dağlarına çıkılıyor. Dağda tipiye maruz kalıyorlar, sonucunda bir çok askerimiz donarak şehit düşüyor.
Fakat Ahmet Turan sağ çıkıyor, bazı askerlerimizide donmaktan kurtarıyor. Türk Ordusu Erzurum'a çekiliyor.
Birkaçı destek kıtasından Irak Cephesine yollanıyor. Ahmet Turan'da komutanının yaveri olarak göreve atanıyor.
Türk ordusu araplar tarafından ihanete uğruyor. Bu cepheyide kaybediyoruz.
Ahmet Turan çatışmalarda bacağından yaralanıyor haliyle savaş alanı, tedavi göremiyor düzgün. Topal kalıyor. Savaş bitiyor.
7 yıldır eşinin, kızının hasretiyle tutuşan Ahmet Turan memleketine dönmek ister.
Fakat Doğu illeri rus ve ermeniler tarafından yakılıyor, insanlar öldürülüyor.
Ahmet Turan komutanıyla vedalaşmaya gider.
Elini öper, helallik ister.
Komutanının yüreği burkulur, birşey söyleyemez.
Bir kağıt çıkarır içine birşeyler yazıp Ahmet Turan'a uzatır, şunları söyler: Ahmetçiğim, adresimi yazdım, sakın kaybetme. Memleketine git bir müddet hasret gider, iş güç bulamazsan dön. Sana iş güç bulabilirim, burada birlikte yaşarız.
Ardından biraz para verir Ahmet Turan başta kabul etmez fakat komutan ısrarcıdır.
Velhasılkelam Ahmet Turan köyüne varıyor, gördükleri karşısında şok oluyor. Köyü yakılıp yıkılmış ve tek bir insan yok. Ahmet Turan fenalaşır, değneği ile birlikte yığılıverir yere. O an dünyası başına yıkılmıştır.
Komutanının neden adres verdiğini anlar bir müddet sonra. Aylarca İstanbul'a kadar yürür.
Komutanın verdiği adres Avrupa yakasında olduğundan vapurla geçmesi gereklidir.
Vapura biner, vapur kalabalık değildir.Vucüdü ve psikolojisi epey kötüdür.
Karşısında birkaç kadın ve yetişkin bir kız oturuyor. Ahmet Turan'ı seyrediyorlar.
Bakımlı ve güzel yetişkin kız Ahmet Turan'a bakarak güler.
Ahmet Turan bu durumdan çok rahatsız olur, yıllardır onların huzuru ve refahı için bu kadar çile çektiğini, çarpıştığını ve onların gösterdiği muameleyi düşünür.Çok üzülür, yerinden kalkar. Güvertenin en sonuna gidip denizi seyreder.
Aklına bir arkadaşının anlattığı olay gelir. Alımlı ve güzel kızlar Fransız ve İngiliz askerlerine çiçek atmıştır. Onlara yemek ikram etmişlerdir. Acaba bu gördükleri insanımsı varlıklar onlardanmıdır diye düşünür. Kimsenin yüzüne bakmaz. Ahmet Turan komutanının evine varır, sarılırlar Ahmet Turan hıçkıra hıçkıra ağlar. Komutanının arkadaşlarından Mehmet Nail Bey'in oğlu askeri tıbbiye oğrencisi Hüseyin Nihal Atsız olayı sessizce seyretmektedir.
Çok duygulanır ve duygularını şiir ile tercüme eder.
Şiir İçin : http://www.turkhacks.com/konu-topal-asker.html
(Emek harcadım bu kadar yazdım, umarım okuyan olur.)


