Hoşgeldin Misafir

Türk Devletlerinden AB ile Skandal Anlaşma: Kıbrıs’ta Türkiye ve KKTC'ye Sırt Çevirdiler

darkxxf

"Psychic"
18 Ara 2024
912 Mesaj

Aktiflik

Seviye

Deneyim

TIM / GÖREV:
"Önsöz" :

Türkiye'nin Küçük Köye yaptığı yardımlar



1998: hibe 19 milyon tl, kredi 29 milyon 300 bin tl, toplam 48 milyon 300 bin tl.

1999: hibe 41 milyon 300 bin 100 tl, krediler 27 milyon 267 bin 300 tl, toplam 68 milyon 567 bin 400 tl.

2000: hibe 57 milyon 275 bin tl, kredi 84 milyon 825 bin tl, toplam 142 milyon 100 bin tl.

2001: hibe 82 milyon 535 bin tl, kredi 164 bin 335 bin 838 tl, toplam 246 milyon 870 bin 838 tl.

2002: hibe 150 milyon 418 bin, kredi 248 milyon 581 bin 933 tl, teşvik kredisi 26 milyon tl, toplam

(En Kısa Örnek)

Türkiye'nin yaptığı bir çok yardımları hiç'e sayıp yapılan bir ihanettir ve kardeş ülkelerimizden gelen bir ihanettir.




Türkiye'nin Türk Devletleri İçin Yaptığı 10 Önemli Adım:


  1. Türk Devletleri Teşkilatı'nın (TDT) Kurulması ve Desteklenmesi
    Türkiye, 2009 yılında Nahçıvan Anlaşması ile kurulan TDT'nin öncülerindendir ve teşkilatın güçlenmesi için aktif rol oynamaktadır.
  2. Türk Konseyi’nden Türk Devletleri Teşkilatı’na Dönüşüm
    2021 yılında teşkilatın ismi ve yapısı güçlendirilerek "Türk Devletleri Teşkilatı" haline getirildi. Bu değişimde Türkiye öncü rol üstlendi.
  3. Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesi
    Türkiye'nin öncülüğünde gerçekleşen bu proje, Orta Asya’daki Türk devletlerini Avrupa’ya bağlayan önemli bir ticaret ve ulaşım hattıdır.
  4. Türk Dünyası Ortak Alfabe Çalışmaları
    Ortak alfabe ve dil birliği için toplantılar düzenlenmiş, Türkiye bu girişimleri desteklemiştir.
  5. Türk Üniversiteler Birliği (TÜRKÜNİB)
    Türk devletleri arasında akademik iş birliğini geliştirmek için Türkiye’nin desteğiyle bu birlik kurulmuştur.
  6. YTB ve Maarif Vakfı Üzerinden Eğitim Destekleri
    Türkiye, diğer Türk devletlerinden gelen öğrencilere burslar sağlamakta, ortak okul ve üniversiteler açmaktadır.
  7. Askerî İş Birliği ve Tatbikatlar
    Türkiye, Türk devletleriyle ortak askerî tatbikatlar düzenlemekte ve savunma sanayii alanında iş birliklerini güçlendirmektedir (örneğin Azerbaycan ile).
  8. Türk Yatırım Fonu’nun Kurulması
    Ekonomik iş birliğini güçlendirmek adına Türk Devletleri Yatırım Fonu’nun kurulmasında Türkiye aktif rol oynamıştır.
  9. Kültürel Etkinlikler ve Türksoy
    Türkiye, Türk dünyası kültürünü tanıtmak ve yaşatmak adına TÜRKSOY gibi kuruluşlara öncülük etmektedir.
  10. Zengezur Koridoru'na Destek
    Azerbaycan ile Nahçıvan arasında planlanan Zengezur Koridoru projesine Türkiye güçlü destek vererek Türk dünyasının fiziki bağlantısını savunmaktadır.

Ayni zamanda Turkiye nankor Kirgizlara TB2 bayraktar da vermistir. Taciklerle olan gerilimlerde her zaman yaninda olmustur.

Bunun gibi daha çok sayamıyacağımız bir çok yardımda bulunup "TÜRK" Devletlerini küçümsememlerini öğrettik fakat gelin görün ki bugün yaptığımız hiç birşeyin anlamı kalmamıştır.

Bizi "işgalci güç" olarak tanıyan hiç bir "KÜÇÜK KÖY'E" ne yardım ne bir destek hiç bir el uzatılmayacaktır.

"TÜRKİYE CUMHURİYETİ" emin adımlar'la yapılması gerekeni yapıp her seferinde ŞEHİTLERİMİZİN İNTİKAMINI alan devletimiz bu sefer ise "KÜÇÜK KÖYDEN İHANETİN HESABINI SORACAKTIR.



Hocamızın Sözü İle bitirelim ve haberi okumak isteyenler alt tarafta bulabilirler.
" @QARAKURT ": Her ihanetin vardir bir bedeli











"12 Milyar Euro Karşılığında "İşgalci" Tanımı ve KKTC'yi Tanımama Taahhüdü"



Son günlerde uluslararası diplomasi gündemine oturan gelişmeler, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) açısından derin bir hayal kırıklığına yol açtı. Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan ve Türkmenistan'ın Avrupa Birliği (AB) ile imzaladığı ve toplamda 12 milyar euro değerinde yatırım taahhüdü içeren anlaşma, Kıbrıs meselesinde Türkiye karşıtı bir tutum sergiliyor.


Anlaşma kapsamında bu dört Türk devleti, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 541 ve 550 sayılı kararlarına atıf yaparak, adada sadece Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni (GKRY) “tek meşru hükümet” olarak tanıyacaklarını taahhüt etti. Bununla birlikte, KKTC'yi hiçbir koşulda tanımayacaklarını belirten ülkeler, Türkiye'nin Kıbrıs’taki varlığını “işgalci güç” olarak tanımlayarak uluslararası arenada Ankara’ya diplomatik bir darbe indirmiş oldu.










Maraş Maddesi Dikkat Çekiyor: "Rum Tarafına İade Çağrısı"


Anlaşmada özellikle Maraş bölgesiyle ilgili maddeler dikkat çekiyor. Maraş’ın yerleşime açılmaması ve bölgenin Rum tarafına iade edilmesi gerektiği vurgulanırken, GKRY'nin “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak egemenliği ve toprak bütünlüğü tanınıyor. Ayrıca Türkiye ile KKTC arasında büyükelçi atanması “ayrılıkçı ve yasa dışı bir adım” olarak nitelendirilmiş, bu uygulamadan vazgeçilmesi çağrısında bulunulmuştur.




KKTC Cumhurbaşkanı Tatar'dan Sert Tepki


Gelişmelere tepki gösteren KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Türk devletleri, Rum tarafıyla ilişkilerine biraz daha dikkat etmeli” diyerek bu ülkelerin attığı adımı eleştirdi. Tatar, AB’nin bu hamlesinin temel hedeflerinden birinin KKTC'nin Türk Devletleri Teşkilatı'ndaki (TDT) gözlemci üye statüsünü engellemek olduğunu belirtti.


Tatar ayrıca, "Kıbrıs Türk halkı Türk dünyasının ayrılmaz bir parçasıdır. Türkiye ile olan bağlarımızın koparılmasına asla müsaade etmeyiz," ifadelerini kullanarak iki devletli çözümün artık tek gerçekçi yol olduğunu vurguladı. Federasyon temelli önerilerin geçmişte Rum tarafının uzlaşmaz tutumu nedeniyle sonuçsuz kaldığını hatırlattı.






Anlaşmanın Diplomatik Yansımaları


Bu anlaşma, KKTC'nin diplomatik statüsünün tanınmaması yönünde net ve sert bir duruşu temsil ediyor. Türkiye’nin ulusal davası olarak gördüğü Kıbrıs meselesinde gelen bu tavır, sadece Türkiye açısından değil, Türk dünyası birliği açısından da ciddi bir kırılma olarak değerlendiriliyor.


Ankara’nın, Kıbrıs’taki varlığı ve KKTC ile olan ilişkileri her fırsatta meşru ve tarihi sorumluluk olarak savunulurken, dost ve kardeş olarak bilinen ülkelerden gelen bu adım, gelecekteki bölgesel iş birliklerini ve güveni sarsabilecek nitelikte.


Sonuç


AB’nin bölgedeki etkisini artırma ve GKRY’nin diplomatik pozisyonunu güçlendirme çabası, Türk devletleriyle imzalanan bu anlaşmayla somut bir sonuç vermiş görünüyor. Ancak bu durum, KKTC’nin uluslararası meşruiyet mücadelesini zorlaştırırken, Türkiye'nin de Kıbrıs politikasında yeni bir diplomatik mücadele sürecine gireceğini işaret ediyor.

Bu gelişme, Türk dünyasında dayanışma ve karşılıklı desteğin yeniden sorgulanması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.
 

ruguaglowarez

Yekaterinburg
15 Ocak 2019
1,554 Mesaj

Aktiflik

Seviye

Deneyim

TIM / GÖREV:
Türk dünyası dediğiniz adamların bizimle hiç bir ilgisi yok ırk olarak sadece bizi bağlayan dil onun haricinde onlarla hiç bir yakınlığımız yok bu dna testleriylede ıspatlanmıştır uzak durulması gereken toplumlar kaypak para için çıkarları için her türlü yamuğu yapacak ve tarihleride kaypaklıklarıyla dolu kendi soydaşlarına saldırıp öldüren yağmalayan adamlardan ne bekliyorsunuz.