Hoşgeldin Misafir

Türk Milliyetçiliği

MiRaT

13 Kas 2017
2,077 Mesaj

Aktiflik

Seviye

Deneyim

TIM / GÖREV:
lbnPNB.jpg
-Ya Milliyetçiler...--


--Milliyetçiler özeldir! Türk milliyetçileri çok özeldir.
Milliyetçilik bir duygu yoğunluğudur. "Türk milliyetçileri de dünyanın en duygulu insanları..."
"Irkçılık" denilen aşırı ve yoz fikirlere saplanmadan, milliyetçiliği bir kültür, tarih, ülkü, vatan ve dil birliği esası üzerine inşa edebilen Türk milliyetçileri ki bu, Türkler'in çağlar boyunca süren yaşantılarının, tarihlerinin, kültürlerinin, inançlarının kaçınılmaz bir sonucudur, bu duyguyu çok daha yoğun yaşarlar. Sonunda milliyetçiliği, "Al Bayrağa bakarken gözleri dolmaya, tarihi bir film izlerken heyecanla titremeye!" kadar indirgeyebilir, orada noktayı koyabilirler. Zaman zaman içlerine sokulan ajanları, çok azınlıkta kalan "Irkçı, kafatasçı sapkınlık" taraftarlarını lanetleyerek görmezden gelebiliriz.
Çünkü...
Irkçı, kafatasçı yaklaşım, "Türk milleti" gerçeğine, onun tarihine ve millet yapısına, inançlarına,
geçmişine aykırıdır. Irkçılık yapmaya kalkan Türk, kendini inkar etmiş, tarih boyunca doğudan batıya, kuzeyden güneye uzanan "milli göç" yansımasını yok farz etmiş olur. Böyle bir anlayış kendini hiçlemekle eşdeğerdir. O kadar uzun yolları, değişik yol çizgileri ile defalarca aşmak,
yollar boyunca ve konaklanılan yerlerde birçok milletle iç içe yaşamak, din değiştirerek değişik kültürlerle kaynaşmak "Saf bir ırk" anlayışının açıklayacağı gerçekler olamaz.
Düşünün üç büyük dinin mensubu olan Türk budunların yanı sıra, hala eski Gök Dini'ne (Tengricilik) daha da ötesinde Şamanizm'e dahil olan Türk budunlar vardır. Söz konusu geniş hakimiyet coğrafyasında ırki anlamda saf kalmak mümkün değildir. Hatta kültürde de primitif bir saflıktan söz edilmemelidir.
Bu kadar büyük bir "Vatan coğrafyası" kavramı hemen her yerde var olmak, izler bırakmak,
diliyle, varlığıyla, inancıyla, töresiyle hala oralarda yaşamayı sürdürmek... Üstelik aynı coğrafya içinde başka milletlerin var olmasına engel olmamak, benimsemek, dillerini kültürlerini yaşamalarına izin vermek daha da ötesi, onlardan bir şeyler kazanmaya çalışmak anlayışı,
Türkler'e "Irkçılığı yasaklamıştır!"
Yüce Allah, Türkler'in ırkçı bir fikri yapı benimsemesine asla izin vermemiştir. Bu inançla İslam'ın bayraktarlığı şerefini üstlenmiştir. Türkler. Böylece büyük devletler kurmak, imparatorluklar yönetmek, üstelik bunların azınlıkta kalan, üst yönetici kesimin oluşturmak, ırkçılık ve kafatasçılık anlayışını tamamen ve kökten inkar etmek gereğini ortaya çıkarır. En geniş manada yaşadığı, devlet olduğu Anadolu coğrafyasında bile, homojen bir ırk özelliği göstermemesi,
doğudan batıya, kuzeyden güneye, yapısal özelliklerin çok geniş bir çeşitlilik arz etmesi bile biz Türkler'in "ırkçı ve kafatasçı" olmayacağımızın en büyük kanıtıdır.
Tekrarlayalım!
"Türk milliyetçiliği, bir duygu milliyetçiliğidir. Türk milliyetçileri de (Gerçek, bilinçli Türk milliyetçilerinden söz ediyorum) Dünya'nın en duygulu, en romantik insanları."
Türk Milliyetçiliği Fikir Sistemi ırkçılığı, kafatasçılığı tümüyle reddeder!--


-"Nuh (A.S.)'ın oğlu, Yafes, inanmıştı. Çocuklarının sayısı artmıştı. Hepsi de atalarının öğrettiği şekilde Allah'a ibadet ediyorlardı. Yafes, bir gün nehirden geçerken boğulunca, 'Türk' adındaki küçük oğlu, babasının yerine geçti. Gittikçe çoğalan nesli, onun adıyla 'Türk' olarak anılmaya başladı. Türkler, ataları gibi mümin, sabırlı ve çalışkan insanlardı. Zamanla çoğaldılar ve Asya'ya yayıldılar."--



-~Ahmet Haldun Terzioğlu / Hunların Çılgın Tarihi~--
-