Tıp tarihine geçen Türk 'vampir'den çarpıcı itiraflar: Arkadaşımın kanını içtim-
Türkiye'de 8 yıl önce dünyanın en prestijli dergilerinden 'Journal of Psychotherapy and Psychosomatics'de yayınlanan hikaye ile ortaya çıkan vamprizim vakası sonrası yeni bir vaka daha olduğu belirlendi. Korku filmlerini aratmayan davranışlar sergileyen 19 yaşındaki genç, ilk kez 13 yaşındayken bacağı kanayan bir arkadaşının kanının tadına baktığını, staj yaptığı hastanede kendisinden ve arkadaşlarından tetkik için birkaç tüp fazladan kan aldırdığını söyledi.
Türkiye'de 2013 yılında kan içme hastalığına yakalanan ve 'vampirizm' belirtisi gösteren 23 yaşındaki Türk genci, o dönem tıp literatürüne girmiş ve dünyanın en prestijli dergilerinden 'Journal of Psychotherapy and Psychosomatics'de bu kişinin hikayesine yer verilmişti. Aradan geçen 8 yılın ardından bir vamprizim vakası daha ortaya çıktı.
Türk 'vampir' tıp tarihine geçti! Anlattıkları kan dondurdu-
Son dakika haberine göre; 2013 yılında kan içme hastalığına yakalanan ve ‘vampirizm’ belirtisi gösteren 23 yaşındaki gencin ardından 8 yıl sonra Türkiye'de bir vamprizim vakası daha ortaya çıktı. Adı saklı tutulan bir genç literatüre giren ilk kişi oldu.
Tedavi sonuç veriyor-
Korku filmlerindeki sahneleri aratmayan davranışlar sergileyen ve vampiriristik özellikler gösteren 19 yaşındaki genç, uzmanlarla yaptığı görüşmede, ilk kez 13 yaşındayken bacağı kanayan bir arkadaşının kanının tadına baktığını, staj yaptığı hastanede kendisinden ve arkadaşlarından tetkik için birkaç tüp fazladan kan aldırdığını söyledi.
Vampiristik özellikleri olan genç kendini; “Dışarıdan bakınca sakin ama aslında sinirli, duygularını belli etmeyen, duyguları çabuk değişen biriyim. İçimde iyi ve kötü iki farklı insan var. Birincisi sakin ve yardımsever. İkincisi ise sinirli, insanlara zarar veren, kırıcı biri” şeklinde tanımladı.
Psikiyatri Uzmanları Dr.İlknur Kiraz Avcı ile Prof.Dr.Çiçek Hocaoğlu ise literatüre giren vampiristik özellikler gösteren genç hakkında, psikiyatrik değerlendirmede paranoid, borderline, antisosyal, disosiyatif kişilik özellikleri gösterdiği, 3 ay boyunca haftada bir görüşmelere devam edildiği kişilik ve davranış sorunlarına yönelik ilaç reçete edildiği, tedaviyle son bir ayda hiç kan içme davranışı olmadığı gibi dürtüselliğinin azaldığına dikkat çektiler.
