Hoşgeldin Misafir

Uzaylılar 2029 yılına kadar Dünya ile iletişim kurabilir

Melisanaz

30 Eyl 2017
1,207 Mesaj

Aktiflik

Seviye

Deneyim

TIM / GÖREV:
Evrende yalnız mıyız? ABD donanmasının raporladığı gizemli uçan objeler sahiden uzaylı mı? Bilim insanları bu sorulara bir son veriyor. California Üniversitesi’nden bir takım, uzaylıların 2029’da Dünya ile temas kurabileceğine inanıyor.

2002’de NASA, bilgi göndermek ve irtibatın kurulmasını sağlamak için rutin bir protokolde Pioneer 12 sondasına radyo dalgası iletimi gönderdi. Bu sinyal tıpkı vakitte gezegenimizden yaklaşık 27 ışık yılı uzaklıktaki bir yıldıza da ulaştı. Araştırmacılar da bu sinyalin Dünya’ya bir geri arama gönderen dünya dışı varlıklar tarafından yakalandığını umuyor.

Yapılan çalışmada, Dünya’dan Voyager 1, Voyager 2, Pioneer 10, Pioneer 11 ve New Horizons’dan gönderilen sinyallerin cihana gönderildiğinde nereye yayılmış olabileceğini haritaladı. Grup, Voyager 2, Pioneer 10 ve Pioneer 11’e yapılan yayınların en az bir yıldızla karşılaştığını belirledi.

Pioneer 10’un yayınları, 2002’de bir beyaz cüce yıldızla karşılaştı ve 2313 yılına kadar da 222 yıldızla karşılaşacak. Grup raporda, geri gönderilen bir iletimi bekleyebilecekleri en erken tarihin ise 2029 olduğunu belirtti.

Voyager 1 ve New Horizons’a gönderilen sinyaller, yakın gelecekte birinci yıldızlarıyla karşılaşacak ve sinyaller 2341’e kadar 277 yıldıza ulaşacak. Çalışma, Voyager 1’in yayınlarının karşılaştığı potansiyel akıllı dünya dışı hayattan geri dönen bir mesaj için beklenebilecek en erken tarihin 2109 olduğunu ileri sürüyor.

Voyager 2’nin yayınları, 2007’de iki objeyle karşılaştı. 2336 yılına kadar, yakındaki 272 yıldızın tamamına ulaşılmış olacak ve uzmanlar, uzaylıların 2033 yılına kadar aramalarına geri dönmelerini bekliyor.

Pioneer’a ayarlanan sinyaller 2018’de bir cüce yıldıza ulaştı, fakat bilim insanları 2317’ye kadar 386 yıldızın tamamının sinyal alacağını söyledi.

Los Angeles California Üniversitesi mühendislik öğrencisi baş müellif Reilly Derrick, verdiği demeçte, “Bu çalışma araştırmacılara odaklanmaları için daha dar bir yıldız kümesi veriyor” dedi.

Gazeteye bağlı olmayan Washington Üniversitesi’nden bir astrobiyolog olan Kaitlin Rasmussen ise araştırmanın sonuç verme mümkünlüğünün düşük olduğunu söyledi.