Valizinde Kefen, Kur'an ve Ay-Yıldızlı Bayrak Vardı...
"Bu Fakir Milletten Maaş Almam"
Diyen reddeden istihbaratçı.
"Zenci Musa"
"Bu Fakir Milletten Maaş Almam"
Diyen reddeden istihbaratçı.
"Zenci Musa"
Sudanlı Zenci Musa (1880, Girit - 1919, İstanbul), Teşkilat-ı Mahsusa'nın efsanevi fedailerinden biriydi. Aslen Sudan kökenli, babasının erken ölümü sonrası dedesiyle Kahire'ye yerleşti, Türk mahallesinde yetişti ve Osmanlı'ya derin bir sadakatle bağlandı.
Trablusgarp Savaşı'nda (1911) İtalyanlara karşı gönüllü savaştı, burada Kuşçubaşı Eşref'le tanıştı ve onun emir eri oldu. Balkan Savaşları'nda Edirne'nin geri alınmasında, Batı Trakya Bağımsız Hükümeti'nde görev aldı. I. Dünya Savaşı'nda Çanakkale'den Sina-Filistin'e, Süveyş'ten Hicaz-Yemen'e kadar cephe cephe dolaştı.
En kritik görevi:
1916-17'de Kuşçubaşı Eşref'le birlikte 300 bin Osmanlı altını Yemen'e ulaştırmaktı. İngilizler ve isyancı Arap kabileleri arasından geçerek altınların çoğunu teslim ettiler (Eşref esir düştüğünde Musa yaralı kurtulup görevi tamamladı).
Mondros sonrası İstanbul işgal altındayken Galata'da hamallık yaptı, Anadolu'ya silah ve istihbarat taşıdı.
İngiliz General Harrington ona yüklü maaş teklif etti. Zenci Musa “Bu fakir milletten maaş almam! Benim devletim Devlet-i Osmanî, bayrağım ay-yıldızlı, komutanım Kuşçubaşı Eşref. Bu iş bitmedi, mücadelemiz devam edecek!” diyerek reddetti.
Veremden hasta düştü, Özbekler Tekkesi'ne yerleşti. 1919'da vefat etti.
Valizinden çıkanlar:
Bir Mushaf-ı Şerif, Ay-Yıldızlı bayrak, beyaz kefen bezi, Osmanlı haritası ve Kuşçubaşı Eşref'in solmuş fotoğrafı...
Mehmet Âkif Ersoy, Safahat'ta onu “Eşref Bey’in emir eri Zenci Musa / Omuz vermiş, göğe çıkmış Nebî Îsâ” diye andı.
Sadakat, fedakârlık ve vatan sevgisinin yaşayan sembolü... Osmanlı'nın Afrika kökenli kahramanlarından biri, neden hâlâ çok az biliniyor? ve neden bu tür bilgileri daha yeni öğreniyoruz?
