Hoşgeldin Misafir

İttihat Ve Terakkinin Tarihi

enverpasa

26 Eki 2026
8 Mesaj

Aktiflik

Seviye

Deneyim

TIM / GÖREV:
Kuruluş Yılları​

Askeri Tıbbiye öğrencileri (İbrahim Temo, Abdullah Cevdet, İshak Sükuti ve Mehmed Reşid) tarafından İttihad-ı Osmani Cemiyeti adıyla gizli bir örgüt olarak kuruldu. Temel amacı, Padişah II. Abdülhamit'in mutlakıyet yönetimine son verip anayasayı (Kanun-i Esasi) yeniden yürürlüğe koymaktı.

Güçlenme ve Askeri Taban​

Örgüt, Paris'teki sivil Jön Türkler ile birleşerek Osmanlı Terakki ve İttihat Cemiyeti adını aldı. Ancak asıl sıçramayı, Selanik'te askerler tarafından kurulan "Osmanlı Hürriyet Cemiyeti" ile birleşerek yaptı. Bu sayede hareket, sivil bir aydınlanma hareketinden ziyade silahlı ve disiplinli bir askeri güce dönüştü.

II. Meşrutiyet'in İlanı​

Makedonya'daki İttihatçı subayların (Resneli Niyazi, Enver Bey) emrindeki askerlerle dağa çıkıp isyan etmesi üzerine, II. Abdülhamit 30 yıl aradan sonra anayasayı yeniden yürürlüğe koymak zorunda kaldı. Cemiyet, perde arkasından devleti yönlendiren yasal bir siyasi güce dönüştü.

31 Mart Vakası ve Padişahın İndirilişi​

İstanbul'da meşrutiyet karşıtlarının çıkardığı büyük isyan, Selanik'ten gelen ve İttihatçıların kontrolündeki "Hareket Ordusu" (Mustafa Kemal de bu ordunun kurmay başkanıydı) tarafından bastırıldı. II. Abdülhamit tahttan indirildi ve İTC'nin devlet üzerindeki siyasi vesayeti pekişti.

Bab-ı Ali Baskını​

Balkan Savaşları'ndaki ağır yenilgiler bahane edilerek Enver Bey ve arkadaşları hükümet binasını (Bâb-ı Âli) silahlı bir baskınla ele geçirdi. Bu darbe ile İTC, Osmanlı devlet yönetiminde Talat, Enver ve Cemal Paşalar (Üç Paşalar dönemi) aracılığıyla tüm muhalefeti susturan mutlak ve tek güç haline geldi.

I. Dünya Savaşı ve Yıkım​

İttihat ve Terakki yönetimi, Alman İmparatorluğu ile gizli bir ittifak yaparak Osmanlı'yı I. Dünya Savaşı'na soktu. Sarıkamış, Kanal ve Filistin gibi cephelerdeki ağır kayıplar, imparatorluğun çöküşünü hazırladı. 1915'teki Ermeni Tehcir kararı da bu dönemde İTC liderliği tarafından alındı ve uygulandı.

Dağılma ve Vatandan Ayrılam​

Savaşın kaybedilmesinin kesinleşmesi üzerine İTC, Kasım 1918'de son kongresini yaparak kendini feshetti (Teceddüd Fırkası adıyla devam etmeye çalıştılar). Örgütün tepe yöneticileri (Talat, Enver, Cemal ve Bahaeddin Şakir) Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasından hemen önce bir Alman torpidobotuyla vatan topragını terk ettiler

Devam edecek...
 

Muncuk Han

Muncuk Han

ai ye baş kaldırmış adam
31 Ağu 2021
816 Mesaj
TIM Görevleri
1

Aktiflik

Seviye

Deneyim

TIM / GÖREV:
Kuruluş Yılları​

Askeri Tıbbiye öğrencileri (İbrahim Temo, Abdullah Cevdet, İshak Sükuti ve Mehmed Reşid) tarafından İttihad-ı Osmani Cemiyeti adıyla gizli bir örgüt olarak kuruldu. Temel amacı, Padişah II. Abdülhamit'in mutlakıyet yönetimine son verip anayasayı (Kanun-i Esasi) yeniden yürürlüğe koymaktı.

Güçlenme ve Askeri Taban​

Örgüt, Paris'teki sivil Jön Türkler ile birleşerek Osmanlı Terakki ve İttihat Cemiyeti adını aldı. Ancak asıl sıçramayı, Selanik'te askerler tarafından kurulan "Osmanlı Hürriyet Cemiyeti" ile birleşerek yaptı. Bu sayede hareket, sivil bir aydınlanma hareketinden ziyade silahlı ve disiplinli bir askeri güce dönüştü.

II. Meşrutiyet'in İlanı​

Makedonya'daki İttihatçı subayların (Resneli Niyazi, Enver Bey) emrindeki askerlerle dağa çıkıp isyan etmesi üzerine, II. Abdülhamit 30 yıl aradan sonra anayasayı yeniden yürürlüğe koymak zorunda kaldı. Cemiyet, perde arkasından devleti yönlendiren yasal bir siyasi güce dönüştü.

31 Mart Vakası ve Padişahın İndirilişi​

İstanbul'da meşrutiyet karşıtlarının çıkardığı büyük isyan, Selanik'ten gelen ve İttihatçıların kontrolündeki "Hareket Ordusu" (Mustafa Kemal de bu ordunun kurmay başkanıydı) tarafından bastırıldı. II. Abdülhamit tahttan indirildi ve İTC'nin devlet üzerindeki siyasi vesayeti pekişti.

Bab-ı Ali Baskını​

Balkan Savaşları'ndaki ağır yenilgiler bahane edilerek Enver Bey ve arkadaşları hükümet binasını (Bâb-ı Âli) silahlı bir baskınla ele geçirdi. Bu darbe ile İTC, Osmanlı devlet yönetiminde Talat, Enver ve Cemal Paşalar (Üç Paşalar dönemi) aracılığıyla tüm muhalefeti susturan mutlak ve tek güç haline geldi.

I. Dünya Savaşı ve Yıkım​

İttihat ve Terakki yönetimi, Alman İmparatorluğu ile gizli bir ittifak yaparak Osmanlı'yı I. Dünya Savaşı'na soktu. Sarıkamış, Kanal ve Filistin gibi cephelerdeki ağır kayıplar, imparatorluğun çöküşünü hazırladı. 1915'teki Ermeni Tehcir kararı da bu dönemde İTC liderliği tarafından alındı ve uygulandı.

Dağılma ve Vatandan Ayrılam​

Savaşın kaybedilmesinin kesinleşmesi üzerine İTC, Kasım 1918'de son kongresini yaparak kendini feshetti (Teceddüd Fırkası adıyla devam etmeye çalıştılar). Örgütün tepe yöneticileri (Talat, Enver, Cemal ve Bahaeddin Şakir) Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasından hemen önce bir Alman torpidobotuyla vatan topragını terk ettiler

Devam edecek...
çok kötülüğü oldu bu topraklara tek iyi şey sayelerinde cumhuriyet kuruldu
 

Muncuk Han

Muncuk Han

ai ye baş kaldırmış adam
31 Ağu 2021
816 Mesaj
TIM Görevleri
1

Aktiflik

Seviye

Deneyim

TIM / GÖREV:
Hocam bunu söylerken hangi vasıfla söylüyorsunuz hangi üniversiteden mezunsunuz
üniversite okumama gerek yok ben üni terkim tarihtaraflı tutulmaz açık ve netş ekilde ittihatcılar pek çok yanlış yaptıar başlangıçda iyi bir iş yapıormuşgibi gözükselerde uzunvadede bir felaket






İttihat ve Terakki Cemiyeti, başlangıçta vatanı kurtarmak ve Meşrutiyet'i yeniden kurmak amacıyla gizli bir örgüt olarak yola çıkmış, ancak zamanla devlete tamamen hakim olarak Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemindeki politikalarıyla önemli hatalar yapmıştır. [1, 2, 3, 4]
Cemiyetin en temel yanlışları ve eleştirilen yönleri şunlardır:

1. Ordu ve Siyasetin İç İçe Geçmesi
    • Askeri kadroların siyasete girmesi: Subayların aktif siyasetin ve parti teşkilatlarının içinde yer alması, orduda disiplini bozmuş ve komuta zincirini zayıflatmıştır. Mustafa Kemal Atatürk de bu duruma karşı çıkmış, ordu ile siyasetin ayrılması gerektiğini savunmuştur. [1, 2]
    • Komitacılık geleneği: Devlet yönetimini bir "komite" (gizli çete/örgüt) mantığıyla ele geçirmişler ve bu alışkanlıklarını devlet mekanizmasına da yansıtmışlardır. [1]

2. Tecrübesizlik ve Aşırı Güven
    • Genç ve hazırlıksız kadrolar: Yönetimi ele geçiren isimlerin çoğunluğu çok gençti ve büyük çaplı bir imparatorluğu yönetecek idari tecrübeye sahip değildi. [1, 2]
    • "Her şeyi ben bilirim" anlayışı: Uzun yıllara dayanan devlet geleneklerini ve bürokratik birikimi göz ardı ederek aceleci ve fevri kararlar aldılar. [1, 2]

3. Birinci Dünya Savaşına Giriş
    • Ağır stratejik hata: Osmanlı İmparatorluğu’nun Birinci Dünya Savaşı’na girmesini zorunlu veya doğru yönetecek bir zemin yokken, Almanya’nın yanında savaşa soktular. Bu karar, imparatorluğun fiilen ve hukuken sonunu hazırladı. [1]
    • Ekonomik ve sosyal çöküş: Savaşın getirdiği kıtlık, insan kaybı ve ekonomik yıkım halkın İttihat ve Terakki'ye olan güvenini tamamen bitirdi. [1]

4. Toplumsal ve Ekonomik Politikalar
    • Ekonomiden anlamamak: Asker ağırlıklı bir kadro oldukları için ülkenin sosyolojik ve ekonomik gerçekleriyle bağdaşmayan, Batı merkezli zorlama kalkınma denemeleri yaptılar ve başarılı olamadılar. [1]
    • Merkeziyetçi ve sert politikalar: Farklı unsurları bir arada tutma iddiasıyla (İttihad-ı Anasır) başladıkları yolda, zamanla sertleşen politikalar ve yerel dinamiklerle (özellikle Arap bölgeleri ve azınlıklarla) ters düştüler.

5. Siyasi Tasfiyeler ve Baskı Rejimi
    • Muhalefete tahammülsüzlük: Babıali Baskını gibi şiddet içeren yöntemlerle yönetimi tamamen tekelleştirdiler; kendilerinden olmayan bürokratları, aydınları ve siyasileri tasfiye ettiler. [1]
    • Liderler arası güç mücadelesi: Enver, Talat ve Cemal Paşalar arasındaki otorite ve liderlik çekişmeleri, karar alma mekanizmalarını zayıflattı. Savaşın sonunda (1918) ülkeyi terk ederek yurt dışına kaçmaları, cemiyetin sorumluluktan kaçtığı yönünde büyük eleştiriler aldı. [1]
 

enverpasa

26 Eki 2026
8 Mesaj

Aktiflik

Seviye

Deneyim

TIM / GÖREV:
Osmanlı'yı çöküşe götüren kaybedilen birkaç savaş değil, sanayi devrimini yakalayamamaktı...
Aynen hocam tabi balkan savaşlarıda bir sebetir ama bence çöküş fatihin kanunnamesi ile matbaanın din yerlerine girememesiyle başlamıştır o zaman matbaaa girenilseydi osmanlıya bu kadar toprak kaybı olmaz belki daha çok okuyan bilgili entellektüel bir ülke olurduk